10 Aralık 2006 Pazar

SECCADENİN FERYADI

Yorgunluğun verdiği ağırlıkla hemen uykuya dalmıştı. Bir iniltiyle >uyandı adam.Etraf halen karanlıktı. İniltiyi rüya gördüğüne yordu. >Dudakları susuzluktan çatlıyordu, öyle susamıştı. Işıkları yakmadan >mutfağa gidip suyunu içti ve yatağına döndü. Tam uyumak üzereyken, >aynı inleme sesi tekrar kulaklarını tırmalamaya başladı. Ama >rüyamıydı uyanık mıydı farkında değildi. Sesin geldiği yöne >doğruldu. O an rüyada olduğuna iyice emin oldu. Çünkü duyduğu sesin >sahibi evin tek seccadesiydi. Adam şaşırdı ve korkulu bir sesle>>>-İnleyen sen miydin?>-Evet dedi seccade>-Niçin ağlıyorsun?>Seccade yine içe işleyen bir sesle:>- Seni uykundan uyandıran susuzluğunu, doyuncaya kadar, su içerek >giderdin. Oysa benim susuzluğumu giderecek kimsem yok!>- Nasıl susarsın, sen canlı bile değilsin dedi adam.>Seccade:>- Benim ihtiyacımda bir nevi sudur ama içtiğin değil. Benim >susuzluğumu ancak tövbekar kulların gözyaşları giderir.>- Anlamadım dedi adam meraklı gözlerle seccadeye>- Ağlarım çünkü ALLAH’ın kulları; kabrinin aydınlığa ulaşmasını, >karanlıklarda kalmamayı, o kutlu günde aydın olmayı isterler. >İsterler de bu vakitte kalkıp iki rekat teheccüt namazı kılmazlar. >Hep bakarım sana, bir günde kalkıp şükür için iki rekat namaz >kılmazsın.>-Beni rahat bırak deyip döndü adam.>>Seccade devam etti.>- Ey ALLAH’ın kulu; bak işte sabah namazının vakti geldi. Ezanlar; >namaz uykudan hayırlıdır diye sesleniyor. Ah sabah namazı , ah bu >sabah namazı ! Namazlar arasında müstesnadır. Hem kalbe hem de ruha >hayat veren bir iksirdir o . Yetmiyor mu ? gece gündüz dünya için >koşuşturduğun , Aziz ve Kahhar olan ALLAH’ın çağrısına neden icabet >etmezsin!!!>Adam iyice sıkılarak:>-Ey seccadem, beni rahat bırak . Gündüz yeterince yoruluyorum, biraz >daha uyuyayım deyip yatağın sıcaklığına bıraktı kendini.>- Seccade yılmadan adamı uyarmaya ve uyutmamaya uğraşıyordu.>- Demek ki sen dünyaya ahretten daha çok önem veriyorsun.>Adam iyice öfkelendi:>-Yeter artık lütfen konuşma diye bağırdı.>>Seccade bu çıkışın karşısında önce sustu. Daha sonra sesini iyice >alçaltarak ;>-Ah o fecir vaktindeki adamlar, ah o fecir vaktindeki adamlar dedi. >Sen O nurlu peygamberin bu vakit için neler söylediğini bilmez >misin. "Her kim ki güneş doğmadan ve batmadan evvel namazlarını eda >ederse ateşe girmeyecek", " Ve yine O güzel insan "Kim şu iki namazı >(sabah - ikindi veya sabah - yatsı) kılarsa cennete gider." Ve >nihayet "Münafıklara en ağır gelen namaz sabah ve yatsı namazıdır. >Onlar ki o iki namazdaki ecri bilselerdi sürüne sürüne giderlerdi…">Bunun üzerine adam yatağından doğrulup;>-Haklısın sabah namazı gerçekten önemli dedi..>Seccade:>-Öyleyse kalk ve namaz kıl dedi.-Yarın inşALLAH , mutlaka kalkacağım >ama bugün çok yorgunum dedi adam.>>Seccade son bir ümitle ;>-Kişi Salih amellerin ne kadar büyük ecri olduğunu idrak edemezse >tüm zamanlarda bu ameller zor gelir. Sorun uyumaksa, kabir de >uykudan çok ne var! Gel sözümü dinle Ey ALLAH’ın Kulu!>Bu andan sonra adamda tek kelime duyulmadı. Seccade de bir süre >sessiz kaldı. Adam uykuya devam etti.>>Ama heyhat! Adam ömründeki en uzun uykuyu dalmıştı bile. Seccadenin >son sözlerini duyamadı. O an seccade adamın öldüğünü anlayınca kısık >bir sesle şunları söylüyordu.>-Ey tövbesini yarına erteleyen, bilir misin yarına çıkabileceğini >!!!>Ölüm pusuda hep, biz dünya için günah işlerken. Süresi de kısıtlı. >Gün gelip atar, farkında olmadan.>

Hiç yorum yok: